DASA • STRATEJİ / TEKNOLOJİ
Savunmada
Yapay Zekâ
ANALİZ
Görsel, temsili bir çalışmadır; gerçek bir operasyonu belgelememektedir.
Yapay zekâ, savunmada veriden karara uzanan süreci hızlandırıyor. Ancak hız tek başına üstünlük demek değil: Güvenilirlik, insan denetimi ve hesap verebilirlik artık en az teknolojik kabiliyet kadar belirleyici.
Savunmada yeni rekabet, veriyi ne kadar hızlı işlediğimiz kadar ona ne zaman güveneceğimizi bilmek üzerinden şekilleniyor.
Veriden karara: Yapay zekâ, komuta merkezlerinin bilgi işleme kapasitesini dönüştürüyor.
Bir radar ekranında beliren iz, uydudan gelen görüntü, sahadaki birliğin raporu… Her biri büyük resmin bir parçası. Fakat bu parçaları zamanında birleştirmek, bazen onları toplamaktan daha zor.
Yapay zekâ, savunma dünyasında tam bu noktada öne çıkıyor. Binlerce görüntüyü tarayabiliyor, farklı kaynaklardan gelen verileri ilişkilendirebiliyor ve karar vericilerin dikkatini önemli değişimlere yöneltebiliyor. Ancak aynı teknoloji, yanlış bilgiyi de hızla işleyip ikna edici bir öneriye dönüştürebiliyor.
Savunmada yeni rekabet, veriyi ne kadar hızlı işlediğimiz kadar ona ne zaman güveneceğimizi bilmek üzerinden şekilleniyor.
Komuta merkezlerinde yeni bir yardımcı
Yapay zekânın askerî etkisini yalnızca robotlar veya insansız uçaklarla açıklamak eksik kalır. Dönüşümün önemli bir bölümü ekranların arkasında gerçekleşiyor: İstihbaratın değerlendirilmesi, durum farkındalığının geliştirilmesi ve planlama süreçlerinin desteklenmesi.
NATO’nun Maven Smart System girişimi bu değişimin somut örneklerinden biri. Mart 2025’te tamamlanan tedarik; istihbarat verilerinin birleştirilmesi, planlama ve karar desteği gibi alanları kapsıyordu. NATO’nun Ağustos 2026 açıklamasına göre sistem, 22 Haziran 2026’da tam teknik operasyonel kabiliyete ulaştı. Bu gelişme, yapay zekânın kurumsal askerî altyapıya yerleştiğini gösteriyor; her savaş koşulunda hatasız çalışacağını kanıtlamıyor. [1, 2]
Burada başarı ölçütü, komutanın önüne daha çok bilgi koymak olmamalı. Esas değer; güvenilir bilgiyi ayırabilmek, belirsizlikleri göstermek ve önerilerin dayandığı varsayımları anlaşılır kılabilmekte.
İyi bir karar destek sistemi, önerisinin sınırlarını da görünür kılar.
Gökyüzünde ekip çalışması değişiyor
İnsanlı-insansız iş birliğinin temsili: Görsel, belirli bir uçuş testini veya platformu belgelememektedir.
Bir pilotun kendi uçağını yönetirken insansız platformlara da görev verebildiği bir yapı düşünün. Bu yaklaşımda insan, tek bir aracın kullanıcısı olmanın yanında daha geniş bir ekibin yöneticisine dönüşebilir.
Testlerden sahaya uzanan yol
Baykar’ın Haziran 2026 açıklamasına göre Leonardo M-346 ve KIZILELMA, K-SWARM programı kapsamında ortak otonom formasyon uçuşları gerçekleştirdi. M-346 pilotlarının verdiği formasyon komutlarının KIZILELMA tarafından otonom biçimde uygulandığı belirtildi. Üreticinin duyurduğu bu testler, insanlı-insansız iş birliğinin gelişimini gösteriyor; bütün muharebe koşullarında kanıtlanmış yeterlilik olarak değerlendirilmemeli. [3]
DARPA’nın AIR programı da çoklu platformlar ve görüş ötesi hava muharebesi için yapay zekâ destekli taktik otonomi üzerine çalışıyor. Programın belirsizlik, değişen koşullar ve aldatıcı etkileri özellikle ele alması önemli. Çünkü gerçek harekât ortamı, karşı tarafın sistemi yanıltmaya çalıştığı bir ortamdır. [4]
Bu dönüşümün başarısı yalnızca algoritmaya bağlı olmayacak. Operatörün iş yükü, eğitim düzeyi, iletişim kesintilerinde uygulanacak usuller ve müdahale yetkisi de belirleyici olacak.
Daha akıllı savunma, daha sürdürülebilir maliyet
Küçük insansız hava araçlarına karşı savunma, yapay zekânın değerinin daha görünür hâle geldiği alanlardan biri. Sorun yalnızca bir nesneyi görmek değil; onun ne olduğunu anlamak ve uygun karşılığı seçebilmek.
ABD Kara Kuvvetleri, Ocak 2026’da Replicator 2 kapsamında iki DroneHunter F700 sistemi için ilk alımı duyurdu. Açıklamaya göre sistem, küçük dronların tespit ve takibinde radar ile yapay zekâdan yararlanıyor ve ağ kullanarak yakalama gerçekleştirebiliyor. [5]
Bu örnekten hareketle savunmanın ekonomik boyutunun daha fazla önem kazanacağını düşünüyorum. Önlenen tehdit sayısının yanında müdahalenin maliyeti, sistemin yeniden kullanılabilirliği ve çevrede oluşturduğu risk de değerlendirilmelidir.
Ayrıca yapay zekânın katkısı muharebe görevleriyle sınırlı düşünülmemeli. Bakım planlaması, lojistik ve eğitim gibi alanlar da değerlendirilmesi gereken kullanım sahalarıdır. Bu alanlarda sağlanan iyileşmeler, kuvvetin hazırlık düzeyine katkıda bulunabilir.
Teknik başarı, gerçekçi koşullarda sınandığında askerî değere dönüşür.
Hızın gölgesindeki risk: Yanlış karara güvenmek
İnsan denetimi; öneriyi incelemek, sorgulamak ve gerektiğinde reddetmek için zaman ve yetki gerektirir.
Yapay zekâ sistemleri yalnızca arızalandıklarında hata yapmaz. Normal biçimde çalışırken de yanlış sınıflandırma veya eksik değerlendirme üretebilirler.
Örneğin bir görüntü modeli, eğitiminde yeterince karşılaşmadığı hava koşullarında zorlanabilir. Üretken yapay zekâ ise doğrulanmamış bir çıkarımı akıcı ve kendinden emin bir dille sunabilir. Kullanıcının bu güvenli anlatımı doğrulukla karıştırması, otomasyona aşırı güven sorununu doğurur.
Bu yüzden bir sistemi yalnızca başarı yüzdesiyle değerlendirmek yetersizdir. Nerede yanıldığı, hatanın neye mal olduğu ve belirsizlik karşısında nasıl davrandığı da bilinmelidir.
Ekrandaki “onayla” düğmesi, insan denetiminin varlığını tek başına göstermez. Operatörün öneriyi inceleyecek zamanı yoksa veya reddetmesi fiilen mümkün değilse denetim biçimsel kalır.
Verinin güvenliği, sistemin güvenliğidir
Bir savunma sistemi fiziksel olarak sağlam kalırken yanlış bilgi nedeniyle etkisizleşebilir. Yapay zekâya bağımlılık arttıkça veri kaynağının doğrulanması, yazılım güncellemeleri ve tedarik zinciri güvenliği de askerî hazırlığın merkezine yerleşir.
Aynı modele veya ortak veri altyapısına aşırı bağımlılık, tek bir hatanın farklı platformlarda tekrarlanmasına yol açabilir. Bu nedenle bağımsız doğrulama, farklı kaynaklardan çapraz kontrol ve yapay zekâ desteği kesildiğinde sürdürülebilecek çalışma usulleri önemlidir.
Otonomi, hukuk ve insan sorumluluğu
Her insansız araç otonom değildir; her otonom sistem yapay zekâ kullanmaz. Uluslararası Kızılhaç Komitesine göre kritik ayrım, sistemin etkinleştirildikten sonra ilave insan müdahalesi olmadan hedef seçip kuvvet uygulayıp uygulamadığıdır. Otomatik uçuş, tek başına bu anlamda silah otonomisi değildir. [6]
Yapay zekâ kullanımı, sivillerin korunması ve askerî hedeflerin ayırt edilmesi gibi yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. “Sistem böyle önerdi” ifadesi, insanın sorumluluğunu yazılıma devretmez.
BM Genel Sekreteri ile Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı, 25 Ağustos 2026’da otonom silahlar için bağlayıcı uluslararası kurallar oluşturulması çağrısını yineledi. Bu çağrı, yeni bir küresel yasağın kabul edildiği anlamına gelmiyor; düzenleme ihtiyacının sürdüğünü gösteriyor. [7]
Stratejik açıdan ise hızın bir bedeli olabilir. Karar süreleri daraldıkça karşı tarafın niyetini değerlendirmek ve yanlış anlamaları düzeltmek için kalan zaman azalabilir. Özellikle krizlerde, belirsiz veriye dayanan hızlı tepkiler tırmanma riskini artırabilir.
Türkiye için fırsat: Üretmek, sınamak, denetlemek
Türkiye’nin insansız platformlardaki birikimini güvenilir yapay zekâ kabiliyetleriyle tamamlaması önemli bir fırsat. Bunun için kaliteli veri, gerçekçi test ortamları, bağımsız değerlendirme ve yetişmiş personel birlikte ele alınmalı.
Millî yetkinlik; modeli geliştirebilmenin yanında onu denetleme, güncelleme, değiştirme ve kullanım sınırlarını belirleme kapasitesini de içermelidir.
NATO’nun sorumlu kullanım ilkeleri de hukuka uygunluk, hesap verebilirlik, açıklanabilirlik, güvenilirlik, yönetilebilirlik ve önyargıların azaltılmasını birlikte değerlendiriyor. Bu çerçeve, denetlenebilirliğin tasarım aşamasından başlaması gerektiğini gösteriyor. [8, 9]
Yapay zekâ, savunmada daha hızlı analiz ve daha iyi koordinasyon sağlayabilir. Bu potansiyelin kalıcı bir üstünlüğe dönüşmesi ise teknolojinin sınırlarının bilinmesine bağlıdır.
Geleceğin güçlü savunma sistemi; hangi koşullarda güvenilebileceği bilinen, hatası fark edilebilen ve gerektiğinde durdurulabilen sistem olacak.
Kaynaklar ve yayın notu
[1] NCIA • 14 Nisan 2025 NATO acquires AI-enabled warfighting system Kaynağı aç
[2] NATO Joint Warfare Centre • 12 Ağustos 2026 NATO Maven Smart System Achieves Full Technical Operational Capability Kaynağı aç
[3] Baykar / Leonardo • 22 Haziran 2026 K-SWARM: First live trials of crewed/uncrewed capability Kaynağı aç
[4] DARPA • Program sayfası Artificial Intelligence Reinforcements (AIR) Kaynağı aç
[5] U.S. Army • 14 Ocak 2026 First Replicator 2 purchase to counter homeland drone threats Kaynağı aç
[6] ICRC • 8 Ekim 2026 Frequently asked questions: Autonomous weapon systems Kaynağı aç
[7] ICRC / Birleşmiş Milletler • 25 Ağustos 2026 Renewed call to adopt rules on autonomous weapon systems Kaynağı aç
[8] NATO • 10 Temmuz 2024 NATO releases revised AI strategy Kaynağı aç
[9] NATO • 22 Ekim 2021 Summary of the NATO Artificial Intelligence Strategy Kaynağı aç
